Avrupa futbolunun en prestijli organizasyonu olan UEFA Şampiyonlar Ligi, 2025-26 sezonu play-off turunda futbolseverlerin unutamayacağı bir mücadeleye sahne oldu. Portekiz’in başkenti Lizbon’da, Estádio da Luz’un büyüleyici atmosferinde karşı karşıya gelen Benfica ve Real Madrid, sahadaki mücadeleden çok maçın içinde yaşanan olaylarla dünya gündemine oturdu. Yaklaşık 66 bin seyircinin tribünleri doldurduğu bu dev randevuda Real Madrid, sahadan 1-0’lık galibiyetle ayrılarak Madrid’deki rövanş öncesi çok kritik bir avantaj elde etti. Maçın kaderini belirleyen isim Vinícius Júnior olurken, milli yıldızımız Arda Güler’in ilk 11’de sergilediği performans ve maçın yaklaşık on dakika durmasına neden olan ırkçılık iddiası geceye damgasını vuran ana unsurlar arasındaydı.
Karşılaşmanın başlamasıyla birlikte her iki takımın da kontrollü bir oyun tercih ettiği görüldü. Benfica, kendi evinde oynamanın verdiği özgüvenle ilk dakikalarda orta sahada baskı kurmaya çalıştı. Ancak Real Madrid’in tecrübeli kadrosu, bu baskıyı soğukkanlılıkla karşılayarak topa sahip olma oranını kısa sürede lehine çevirdi. Maçın ilk yarısı adeta bir taktik savaşı şeklinde geçerken, her iki takımın kalecileri de devleşerek skoru dengede tutmayı başardı. Özellikle Real Madrid’in Belçikalı file bekçisi Thibaut Courtois, 24. dakikada Fredrik Aursnes’in ceza sahası dışından gönderdiği füzeyi parmaklarının ucuyla kornere çelerek takımını ayakta tuttu. Bu pozisyon, maçın ne kadar yüksek bir tempoda geçeceğinin de ilk sinyaliydi.
Maçın ilk 45 dakikasında Real Madrid adına en dikkat çekici isimlerden biri şüphesiz Arda Güler’di. Jude Bellingham’ın sakatlığı ve Rodrygo’nun cezalı oluşu nedeniyle teknik direktör Álvaro Arbeloa tarafından ilk 11’de görevlendirilen genç yetenek, oyunun kurucu merkezinde yer aldı. Arda, topu her aldığında tribünlerde bir heyecan dalgası yaratırken, pas isabet oranı ve oyun vizyonuyla Madrid ekibinin hücumlarını yönlendiren isim oldu. İlk yarının son anlarında, 45+1. dakikada Arda’nın ceza sahası köşesinden gönderdiği o meşhur sol ayak plasesi kaleye yöneldiğinde, tüm stat gol diye ayağa kalktı. Ancak Benfica kalecisi Anatoliy Trubin, inanılmaz bir refleksle topu kornere çelmeyi başardı ve takımların soyunma odasına golsüz eşitlikle gitmesini sağladı.
Benfica cephesinde ise teknik direktör Jose Mourinho, klasik savunma disiplini ve hızlı kontra atak üzerine kurulu bir planla sahadaydı. Savunmanın merkezinde Nicolás Otamendi ve Tomás Araújo ikilisi, Kylian Mbappé ve Vinícius Júnior gibi dünyanın en hızlı forvetlerine karşı büyük bir direnç gösterdi. İlk yarı boyunca Mbappé’nin yakaladığı iki net pozisyonda Benfica savunması kademeye girerek tehlikeyi uzaklaştırdı. Ev sahibi ekip, orta sahada Barreiro ve Aursnes’in çalışkanlığıyla Real Madrid’in pas trafiğini bozmaya çalışsa da, Madrid ekibinin teknik kapasitesi yüksek oyuncuları karşısında zaman zaman zor anlar yaşadı. İlk yarıdaki bu denge, futbolseverlere ikinci yarıda daha açık bir oyun izleyeceklerinin müjdesini veriyordu.
İkinci yarının başlamasıyla birlikte Real Madrid, vites yükselterek rakip kalede daha fazla görülmeye başladı. Dakikalar 50’yi gösterdiğinde, Kylian Mbappé orta sahada kazandığı topu hızla sol kanata taşıdı ve savunmanın arkasına sarkan Vinícius Júnior’ı gördü. Brezilyalı yıldız, topu kontrol ettikten sonra ceza sahasına sokuldu ve sağ ayağının içiyle uzak köşeye, kaleci Trubin’in uzanamayacağı noktaya mükemmel bir vuruş yaptı. Bu golle Real Madrid 1-0 öne geçerken, stadyumdaki Madrid taraftarları büyük bir coşku yaşadı. Ancak bu coşku, saniyeler sonra yerini büyük bir gerginliğe bıraktı. Gol sevinci sırasında Vinícius Júnior, Benfica’nın genç oyuncusu Gianluca Prestianni ile bir diyalog yaşadı ve hemen ardından hakeme giderek rakibinin kendisine ırkçı söylemlerde bulunduğunu iletti.
Yaşanan bu gelişme üzerine hakem, UEFA’nın ırkçılıkla mücadele protokolünü devreye soktu. Maç yaklaşık 10 dakika boyunca durdu ve her iki takımın teknik heyeti ile kaptanları saha kenarında hakemle görüşmeler gerçekleştirdi. Vinícius Júnior’ın oldukça üzgün ve sinirli olduğu gözlenirken, Real Madridli futbolcular takım arkadaşlarına destek verdi. Stat hoparlörlerinden ırkçılık karşıtı anonslar yapıldı. Jose Mourinho’nun da dahil olduğu bu gergin anlar, futbolun centilmenlik ruhuna gölge düşürse de, maçın yeniden başlamasına karar verildi. Ancak bu olay maçın geri kalanındaki tansiyonu en üst seviyeye çıkardı. Hakem, yaşanan tartışmalar sonucunda Vinícius’a sarı kart gösterirken, Prestianni’ye herhangi bir kart uygulamaması Real Madrid cephesinde tepkiyle karşılandı.
Olaylı dakikaların ardından maç yeniden hareketlendiğinde, Arda Güler yine sahneye çıktı. Genç futbolcu, yaşanan gerginlikten etkilenmeden oyununa odaklanmaya devam etti. 61. dakikada ceza sahası dışından denediği sert şut az farkla dışarı giderken, 72. dakikada Vinícius Júnior’a attığı milimetrik pas, maçın en estetik anlarından biriydi. Arda’nın bu sezonki istatistikleri, neden dünyanın en büyük kulübünde ilk 11 oyuncusu olduğunu kanıtlar nitelikte. Şampiyonlar Ligi’nde bu sezon oynadığı 8 maçta yaptığı 4 asist ve ligdeki 12 asistlik performansı, onu takımın en önemli yaratıcı gücü haline getirdi. Pas doğruluğu oranının %90’a yakın olması, Arda’nın sadece bir yetenek değil, aynı zamanda çok olgun bir oyun kurucu olduğunu gösteriyor.
Maçın son bölümünde Benfica, beraberlik golü için tüm hatlarıyla yüklenmeye başladı. Ancak Real Madrid savunmasında Antonio Rüdiger ve genç Huijsen, rakip forvetlere geçit vermedi. Jose Mourinho, saha kenarındaki aşırı itirazları nedeniyle maçın son anlarında kırmızı kart görerek tribüne gönderildi. Bu durum, Benfica’nın saha içi organizasyonunu daha da zorlaştırdı. Duraklamalar nedeniyle maça tam 12 dakika ilave edildi. Uzatma dakikalarında Benfica’nın kazandığı duran toplarda kaleci Trubin bile ileri çıksa da, Real Madrid savunması hata yapmadı ve maçı 1-0 kazanarak İspanya’ya büyük bir avantajla döndü. Bu galibiyet, Real Madrid’in ocak ayında yine aynı sahada aldığı 4-2’lik yenilginin de bir nevi intikamı oldu.
Şimdi tüm gözler 25 Şubat 2026 Çarşamba günü Madrid’de oynanacak olan rövanş mücadelesine çevrildi. Real Madrid, deplasmanda aldığı 1-0’lık galibiyetin konforuyla sahaya çıkacak olsa da, Benfica’nın her an sürpriz yapabilecek bir kadro kalitesine sahip olduğu unutulmamalı. Jose Mourinho’nun öğrencileri, turu geçmek için Santiago Bernabéu’da en az iki gol bulmak zorunda. Madrid ekibinde ise sakatlığı bulunan Jude Bellingham’ın rövanş maçına yetişip yetişmeyeceği büyük merak konusu. Arda Güler’in ilk maçtaki performansı, onun rövanşta da kilit bir rol oynayacağının garantisi gibi görünüyor.
Sonuç olarak Lizbon’daki gece, sadece skoruyla değil, Arda Güler’in yıldızlaşması ve maalesef futbol sahalarında görmek istemediğimiz ırkçılık iddialarıyla tarihe geçti. UEFA’nın maç sonrası başlatacağı incelemeler ve tarafların yapacağı açıklamalar, önümüzdeki günlerde futbol gündemini meşgul etmeye devam edecektir. Ancak saha içine odaklandığımızda, Real Madrid’in tecrübesiyle kriz anlarını yönetme becerisi, onları bir kez daha Şampiyonlar Ligi’nin en güçlü şampiyonluk adaylarından biri olarak konumlandırıyor. Futbolseverler, 25 Şubat’taki randevuyu iple çekerken, bu iki dev kulüp arasındaki rekabetin yeni bir halkası daha heyecanla bekleniyor.
Türk futbolunun son yıllarda Avrupa pazarına sunduğu en önemli yeteneklerden biri olan Ozan Kabak, Almanya…
Galatasaray, Avrupa arenasındaki gücünü bir kez daha kanıtlayarak İtalyan devi Juventus'u RAMS Park'ta 5-2 mağlup…
Dünya spor gündeminin kalbi olan Kış Olimpiyatları, 2026 yılında Milano ve Cortina d'Ampezzo'nun ev sahipliğinde…
Alman futbolunun kalbi 28 Şubat 2026 Cumartesi akşamı saat 20:30'da Signal Iduna Park'ta atacak. Bundesliga'nın…
İngiltere Premier Lig'in 2025-26 sezonu nefes kesen bir şampiyonluk mücadelesine sahne olurken, Arsenal ve Chelsea…
İtalya Serie A'nın 2025-26 sezonu, futbol tarihinin en köklü rekabetlerinden biri olan Derby d'Italia ile…